Günümüzde estetik deneyim yapay zekâ, kompleks algoritmalar, sanal sistemler ve dijital teknolojiler aracılığıyla bugüne kadar olduğundan farklı bir boyut kazanmakta, gerçeklik artık sadece algılanan değil kod, veri ve makineler aracılığıyla inşa edilen bir yapı hüviyetine bürünmektedir. Bu durum sanatın hakikati temsil etme biçimlerinin teknoloji ile nasıl yeniden üretildiğini ele almayı gerektirir. Hakikatin teknoloji ile olan ilişkisine dair çalışmalarıyla öne çıkan Mümtaz Yener’in sanatı da yalnızca üretildiği dönemin estetik ve teknik arayışlarını yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda dijital teknolojilerin insan yaşamı üzerindeki dönüştürücü etkilerini öngören öncü bir yaklaşım sunar. Özellikle Karıncalar Serisi, Makineleşen İnsanlar ve Yarı İnsan Yarı Robot gibi yapıtlarında, insan ile makine arasında giderek silikleşen sınırlar estetik ve kavramsal olarak sorgulanmıştır. Bu eserlerde insan bedeninin mekanikleşmesi, insan aklı ve yapay zekâ arasındaki geçişkenlik, bireyin dijitalleşen dünyada konumlanışı gibi temalar önceden sezilmiş ve görsel olarak ifade edilmiştir. Bu çalışma, Mümtaz Yener’in söz konusu tematik serileri üzerinden sanatçının teknoloji ve yapay zekâ kavramlarına dair geliştirdiği sanatsal vizyonu günümüz yapay zekâ ve sanat ilişkisi bakımından incelemek ve bu öngörülerin çağdaş sanat bağlamındaki karşılıklarını tartışmayı amaçlamaktadır. Araştırma literatür taraması yoluyla edinilen bulgulara betimsel analiz yönteminin uygulandığı nitel bir çerçevede yürütülmüştür ve Mümtaz Yener’in seçilmiş eserleri, tematik analiz yöntemiyle incelenmiş; dijitalleşme, yapay zekâ, insan-makine ilişkisi ve teknolojik bilinç gibi kavramlar çerçevesinde yorumlanmıştır. Bunun yanı sıra sanatçının kızı Göksun Yener ile yapılan görüşme transkripti, tematik analizle değerlendirilerek hem sanatsal hem de düşünsel süreklilik bağlamında anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, Mümtaz Yener’in sanatı yapay zekâ çağının insanlık durumuna dair çok katmanlı bir öngörü sunmakta, teknoloji ile insan doğası arasındaki sınırların sanat yoluyla nasıl temsil edildiğine dair önemli ipuçları vermektedir. Eserleri hem biçimsel hem de düşünsel açıdan dijital kültürle kurulabilecek sanatsal diyalogların erken örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Anahtar Kelimeler: Mümtaz Yener, yapay zekâ, sanat ve teknoloji, makine ve insan, çağdaş sanat
|